Hakkımda

avatar94 Mayıs ayının 25.günü (tam olarak çarşamba günü oluyor) Ankarada dünyaya gelmişim. Sonradan Geek Pride Day olarak anılan günde önceden doğmak da benim şansım. Tabi ben bu günün Geek Pride Day olduğunu 21. yaş günümde “bu gün bişey olmuş olmalı!” diyerek öğreniyorum ve bazı konulara ciddi geek olmamdan ötürü gurur duyuyorum 🙂

Sonraları dedemin kahvehanedeki televizyondan duyup “Güzel isimmiş” diyerek kağıda yazıp getirdiği Ceyhun ismi konulmuş. Tabi ben bu ismi küçükken söyleyemeyip sürekli Cecu dermişim. Yani bu bloga ismini veren ve benim şuana kadar yakın çevrem tarafından bilinen lakabım tamamen küçükken ismimi söyleyememden gelmiş.

Memleketim olan küçük Ankara ilçesinde yetiştim. Genellikle Ankaralı olanların bile ismini duymadığı bu ilçe: Kalecik. Belki şarap içmişsen veya ilgin varsa bi ihtimal Kalecik Karası dolayısıyla duymuş olabilirsin. Ufakken bu küçük ilçede güzel zaman geçirdim. Akşam ezanına kadar top oynadım, yan mahalleyle kavgaya gittim, mahalle maçlarına gittim, sokaklarında akşamlara kadar taso oynadım, salıncak kurdum ağaçlara sallandım, bahçelerden erik çaldım, küfür etmeyi öğrendim, salçalı ekmek yedim, bisiklet sürdüm ve daha aklıma gelmeyen biçok şeyi yaptım. Yani gerçek bi çocuk gibi büyüdüm.

Ortaokul 2 de bilgisayarla tanışmamla değişti her şey. Artık her gün son 2 ders kaçıp internet kafede oyun oynayan çocuğa dönüştüm. Akşamlara kadar CS oynamalar, sarmayınca Knight party dönmeler, Runescape(hala en kral mmorpg oyundur) arena akmalar. Tabii beni internet kafeden almaktan bıkan babam artık işyerindeki eski pcyi eve getirmişti. Celeron işlemcisi 256 MB RAM 40 GB HDD ile tam deli edecek bir bilgisayar. Daha sonradan RAMini 512 yapsam bile fayda etmemişti.Eğer bi oyun oynayacaksam oyunu açar bi kahve koymaya giderdim. Belki açılırdı o zaman. Ama Diablo 2, Warcraft 3 kaldırıyodu ve o da bana yetiyordu o zaman için. Tabii bir de bu işin tekni kısmı vardı. HDD dolardı, sürekli kasardı. Format atmaya götürmekten bıkmış babamı görünce artık format atmayı öğrenmem gerektiğini anladım ve o gün bilgisayara 20 ye yakın format atma girişimim oldu. En sonunda kan ter içinde düzgünce format atmıştım. Her şeyin başlangıçı oldu aslında bu ilk bilgisayarım. Fiziksel donanımdan yazılımsal inceliklere kadar her şeyi bu bilgisayar sayesinde öğrendim.

Tabii bilgisayarla bu kadar haşır neşir oldum ama 8. sınıfta kendimi durdurarak bilgisayarla ilişiğimi kestim ve son OKS neferleri gibi ben de derslere abandım. O zamana göre güzel bir puan aldım (sanırım 437 puan almış hatta Türkçeyi fullemiştim). Hasanoğlan Anadolu Öğretmene yeten puanıma rağmen ilçemizdeki Kalecik Anadolu Öğretmen Lisesine gitmiştim. Sonrasında ise karneme hiç görmediğim bir not girdi.“1”. Sonra baya gördüm bu notu. Hersene kesinlikle bir tane olurdu karnemde. Yıllar böyle devam ederken YGS-LGS sınavına girdim. Haliyle güzel bi puan alamayıp tercih yapmak istemedim ve gelecek sene çalışıp iyi bi yer tutturmayı düşündüm.(tutturamadı)

O 1 sene içinde çeşitli işlerde çalıştım. İlk olarak ortaokulda gittiğimiz internet kafede çalıştım. Orda bilgisayar hakkında temel olarak baya bilgi edindim. Sonra dondurmacı ve çiğköfteci de çalıştım. Ama hiç ders çalışmadım. Bunun getirisi olarak da yine güzel bi puan alamadım naled sınavdan. Bende elimdeki puanla olabildiğince uzak yerleri tercih kağıdına yazdım. Tabii ki çok uzaklaşamadım. Ankaraya 2 saatlik yolu olan Boluya gittim. Lisede başlayan öğretmenlik okulu serüveni Boluda özelleşerek Fen Bilimleri Öğretmenliği alanına kaydı. Tabii o ana kadar adam akıllı şehir değiştirmeyen Cecu için farklı bi durumdu bu ama alıştım. İlk sene yurtda kaldım. Mükemmel iki insanla tanıştım ve şuan onlarla aynı evde yaşamak kadar mutluluk veren başka bişey de yok sanırım. Sadece yurtda değil sınıfta da mükemmel insanlarla tanıştım. Sonra anladım ki kardeş olmak için kan bağı gerekmiyormuş. Mutsuz oldum teselli ettiler. Mutlu oldum beraber güldüler. Hep yanımda oldular ve hep yanımda oluyorlar.

Tabii ki ben bu süreçde 2 bilgisayarcıda Teknik Servis Elemanlığı yaptım.Şuan da üniversitemin Bilgi İşlem Merkezinde (Bim) kısmi zamanlı olarak çalışıyorum ve Sızma Güvenliği alanında uzmanlaşmak istiyorum.

Peki web macerası konusana gelelim.Aslında ilk olarak lise 2(sanırım) de web tasarım ortamına balıklama atlamamla başladı her şey. Tabii hiçbişey bilmeden direk bu alan adıyla blog açmış ve sonra kapatmıştım. Sonra esporla tanıştım ve espor magazin sitesi açtım. Espor sektöründe hala olmamın sebebi ise açtığım esporturkey adlı espor haber sitesiydi. Sonra o da kapandı haliyle. Şuanda Bo3.co özel içerik editörlüğü yapıyorum. Esporu kurtarıyorum kendimce 🙂

Burayı da tekrar açmama sebebi ise artık bildiklerimi öğrendiklerimi aktaracak bi platform arayışı içinde olmamdı. Artık burası benim çöplüğüm. Benim hakkımda herşeyi bu blogu okuyarak ulaşabileceksiniz 😀

Sona gelirken bu yazıyı üşenmeden okuduysan eğer valla bravo bildiğin kaside yazmışım beh. Neyse sayın okur. Taki et beni güzel şeyler olacak burda 🙂

Güncellenecek…